Uzaklar…
Uzaklar özlem duyan sürgün yüreklerin sığınakları uzaklar. Sevdalarınızı, özlemlerinizi uzaklara taşır kara trenler, garlarda bir çift göz sizi arar durur nefes nefese. Uzak düşlere bir demir attın mı yüreğinizden özlem damlaları düşmeye başlar hemen. Uzaklar, bekleyiş getirirler sürgün yüreklere. Ben senin yüreğine sürgünüm kahve gözlüm. Ben gönlünün saraylarına hüküm giymiş bir mahkûmum. Her yaşadığın şehri sürgün şehre döndürmek istersen eğer, uzakların şarabıyla bir gece sarhoş olmak yeterlidir. Artık o şehrin sürgünleri listesine kaydın yapılmıştır. Sadece ben miyim sürgün olan… Yüreğimi yüreğinde büyüten, kor kor yüreğimle yanan canan da sürgündür her nefeste kışın soğuk gecelerinde… Ah uzaklar ah! Sen bana feryatsın…
"Yazgın seninle gelir her gittiğin yere, bilmelisin" der yüreğim ve kalbim. Dilim söyler kalbimde tasdik eder bu sözü. "Her yol beni sana biraz daha yaklaştırır. Uzaklaştığını sandığım her an, senin biraz daha yakınında bulurum kendimi." İkimizde bilmeden yol alırız birbirimize sevgili. Ayaklarımız prangalıdır aslında, ama biz prangalara rağmen yürürüz dikenli bu yollarda… En çok yazgıdan bahsederiz yaptığımız sohbetlerde sevgili. Yazgımız bu bizim, ne yapsak değiştiremeyiz. Ben de sevmiştim bu ifadeyi ve bu kelimeyi ve kullanıyordum bütün yazılarımda, şiirlerimde ve bütün sorduğum sorularda...
Kaçımız yazgısının peşinden gitmişizdir acaba? Hep yazgının bizimle beraber olduğuna inanırız ya, belki de bu yüzden kimse aramaya çıkmaz yazgısını. Biz arıyor muyuz yazgımızı, yazgımızın bizi nereye nasıl yazdığını. Her başımıza gelen belada onu lanetleriz ama sevinçlerimize ortak etmeyiz bir türlü onu. Sevinçlerimiz, mutluluklarımız bizim eserimizdir, hüzünler ise onun payına düşer bu ortaklıkta. Karamsarlıklar, umutsuzluklar ve her ne kadar gerçekleşmeyen düşlerimiz, hayallerimiz varsa…
Her akşam yanına uğrarım ey sevgili senden habersiz. Uzaklardasın bilirim, hep aklında gelemezsin bana düşünceleri vardır. Ama ben yağmur damlaları gibi düşerim saçlarına, sabahlarında şebnem olurum bahçendeki çiçeklerin yapraklarına. Pencerende buğulu bir buhar gibi dururum. Ben her nefeste sendeyim aramızdaki mesafelere inat. Uzaklara daldı gözlerim. İçimdeki sevgiliye (sana) gülümsedim. Ancak kendimin duyacağı bir sesle haykırdım uzaklara: "İnsan yazgısının peşinden gitmeli. Ne kadar uzaklara gidersen git, onu her zaman yanı başında bulacaksın!" ve sen hep benimlesin benim yanıbaşımdasın sevgili… Şuan gözlerinle bana bakıyorsun birtanem…
09:51 Mavi 11.01.2010
Ekleyen: Editör&Editör
Görüntülenme Sayısı: 215 | Eklenme Tarihi: 12.01.2010 |